+90 (286) 213 50 00
info@savala.com.tr

Trekking

Kısaca doğa yürüyüşü olarak açıklayabileceğimiz trekking; uzun veya kolay parkurlarda, yalnız veya grup halinde bağ, bayır, çimen gezebileceğiniz bir spor aslında. Her ağaç altında yürümek trekking midir bunu uzmanlara bırakalım, profesyonel sporculardan ayrı bir şekilde hem macera, hem doğa hem de hareket arayan seyahat severler olarak inceleyelim. Tamamen doğada gerçekleştirilen bir aktivite olan trekking yürümeyi sevmeyenler için bir kabusa dönüşeceği gibi tabiatın içinde olmaktan ve hareketten geri kalmayanlar için bir cennete dönüşüyor. Yalnız da yapabileceğiniz aktivitenin asıl keyfi ve grup dayanışması birkaç kişi veya grupla yapıldığında ortaya çıkıyor. Yarım günlük yürüyüşler de olabilir, iki üç günlük de bir aylık da. Bu süreyi belirlemek size ve performansınıza kalmış.

Trekking’de Temel Kurallar Neler?

Ekiple çıktığınız bir trekking yolculuğunda en önemli nokta bu düzeni sağlamak ve devam ettirmek. Tek kişilik sıra halinde devam edilen yürüyüşlerde ekibin başında ya bir antrenör ya da en tecrübeli kişi bulunuyor. Sıranın en başında ilerleyen kaptanın tek görevi en önden yürümek değil elbette! Yürüyüş rotasını ve temposunu, mola sürelerini ekibin başı kararlaştırıyor. Ekip başından bir sonraki kişi ise “artçı” yani ekip başı ve grubun geri kalanı arasında bağlantıyı sağlıyor. Gruptan kopan, geri düşen biri olduğunda haber veriyor.

Yürüyüşün ritminde rol sahibi olduğunu söyleyebiliriz. “Neden tek sıra halinde yürünür?” sorusunu biz de merak ettik, araştırdık ve öğrendik. Ekip içindeki birlikteliğin sağlanması ve temponun daha iyi ayarlanmasında büyük avantaj sağlıyormuş. Özellikle uzun bir yürüyüş rotanız varsa bunun faydalarını daha çok göreceksiniz. Yürüyüş sırasında haberleşmenin bile belli bir kuralı var. En arkadaki kişi, bağırarak en öndekini kafasına göre seslenmiyor. Bir önündeki veya arkandakine söyleyeceğini ileterek, sırayı tamamlıyor. Trekking esnasında kısa molalar verilmeye özen gösterilir, bunun sebebi nefes alış verişin düzenini sağlamak; uzun molalarda ise ihtiyaçlar giderilir. Sık mola verilmesi, yürüyüş sırasında direnci düşürebilir. Bir diğer önemli husus ise; yürüyüş sırasındaki tırmanışlar ve inişler. Dik yamaçlardan inerken ayakların yere tam basması ve dizlerin hafif bükülü olması gerekiyor. Bu iniş şeklinin sebebi kayma, düşme ve denge kaybını en aza indirmek.

Trekking’de Yanınızda Neler Mutlaka Bulunmalı?

Her şey sırtınızda taşıyacağınız çantayla başlıyor. Tek omuzlu veya okul çantası formatındaki bir sırt çantası yürüyüş sırasında sizi çok zorlar hatta dengenizi kaybedip, düşmenize bile neden olabilir. Su geçirmez özelliği olan, tüm kolonları kalın olan sırt çantasındaki tüm ağırlığın sıra verilmemesi için bel kısmında da bağlama kemeri olmasına dikkat edilmeli.

Çantanın içerisinde mutlaka olması gereken malzemeler:

• Harita, pusula, defter, kalem
• Düdük, kibrit ve el feneri, kafa lambası (yedek pil ve ampül)
• Kana çabuk karışacak, enerji verici yiyecek ve içecek, matara
• Güneş gözlüğü, güneş kremi, yağmurluk, yedek kıyafet
• İlk yardım kiti, tuvalet kağıdı, ocak, buton

Trekking Sırasında Nasıl Giyinmeli?

Öncelikle, giysilerin hareket kabiliyetini kısıtlamaması gerekiyor. Hafif, sentetik-yün karışımı giysiler tercih edilmeli. Pamuklu giysiler çabuk ıslanıp geç kuruduğu için sizi zor durumda bırakabilir. Trekking’de ne çok kalın ne de çok ince giysiler giyilmeli. Üzerinizde polar türü üstler seçmelisiniz. Terleme ve üşümeyi önlemek için kat kat giyinmek doğru bir tercih. Bu tercihin en büyük artısı, vücut sıcaklığını koruyor olması. Üzerinde durulması gereken bir diğer konu ise başınızda bere olması; vücut sıcaklığının %70’ini başımızdan kaybettiğimizi düşünürsek, beresiz çıkmak büyük bir hata olur! Son olarak sıra ayaklarda; trekking için özel spor ayakkabıları ve postallar tercih edilmeli. Bu ayakkabılar sudan ve kaygan zeminden sizi koruyacaktır.